Ana Sayfa Somuncu Baba Kimdir?

Somuncu Baba Kimdir?

somuncu baba mezari aksarayKlasik kaynaklar, Somuncu Baba’nın sırrı aşikâr etmemek için kendisini ‘pinhan’ ettiğinden söz eder. O gün bilinip tanındığı her yerden uzaklaşması kabriyle ilgili ihtilafları daha anlamlı kılıyor bugün. İhtimal ki ‘baba’ ebedî istirahate çekildiği yerin de tam olarak bilinmesini istememişti.
Darende’ye yolumuz düşüp de Somuncu Baba Külliyesi’ni ziyaret ettiğimizde ve Somuncu Baba’nın kabri önünde ihtiramla durduğumuzda şu ihtimali hiç düşünmedik: Ömrü boyunca ilmini gizlemiş bu Allah dostunun kabri de gizlenmişti belki ve onun burada değil de başka bir yerde ebedî istirahate çekilmiş olması pekâlâ muhtemeldi. O gün, Tohma Çayı kıyısında ahenkle akan bir hayat görmüştük; suyun getirdiği gibi bereketli, temiz bir hayat… Orada yüzyıllardır atan bir damar vardı, bu belliydi, bir Allah dostunun himmetli nefesi hâlâ buralardaydı… İşte böyle manevi bir iklimde, ikinci bir kabir, ikinci bir şehir ihtimali pek de akıllara gelesi değildi. Sonra, oradaki gözlemlerimiz “Somuncu Baba’nın Hiç Bayatlamayan Ekmeği” başlığıyla bu sayfalarda yayımlanınca, Aksaray’dan küskün sesler yükseldi. İncinmişlerdi ve sitem ediyorlardı. “Somuncu Baba’nın kabri aslında buradadır, biz yeterince anlatamadık, tanıtamadık.” diyorlardı. Bu durumda yolumuzu Aksaray’a düşürmemiz kaçınılmazdı. “Biz de Somuncu Baba’nın evlatlarıyız” diyen Aksaraylıları dinlememiz ve oradaki kabri de ziyaret etmemiz…

Yolda, ‘paylaşılamayan türbeler, uhrevi mekânlar’ vardı aklımızda, Yunus Emreler, Yedi Uyurlar… Somuncu Baba da onlardan biri miydi yoksa? Bir başka şehir daha, “Hayır, Somuncu Baba asıl bizim toprağımızda yatıyor” der miydi? Gel de işin içinden çık o zaman!

Neyse ki bu mevzu pek çetrefilli görünmüyor, hiç değilse efsanelerden, halk masallarından medet umacak kadar çaresiz değiliz. Somuncu Baba’nın yaşadığı dönem belli, doğduğu şehir belli, yolculukları belli, dostları belli ne olsa… Ve tabii ortada arşiv belgeleri var, fermanlar var, Peygamberimizden bugüne kesintisiz çıkarılmış bir şecere var. ‘Hazretin’ kendi topraklarında medfun olduğuna inanan her iki şehrin adı da bu belgelerde ve fermanlarda geçiyor ki zaten mesele de bu değil! Somuncu Baba’nın hem Darende’de hem de Aksaray’da bulunduğu, her iki şehirde de bir zaviye kurup çile doldurduğu, oğullarını bu iki şehir arasında paylaştırdığına dair bir ihtilaf yok zira… Şecereye göre de ‘Baba’nın soyu hâlihazırda her iki şehirde birden devam ediyor. Mesele kabirle ilgili ve görünen o ki cevabı hiçbir zaman kesin biçimde verilemeyecek tek soru da bu: “Somuncu Baba nerede medfun?”

Kim bilir nerede?

Güzel olan şu ki, bugün her iki şehir de kesin bir sonuca ulaşılamayacağı hususunda hemfikir. Darende’de görüşlerine başvurduğumuz Aslan Tektaş, “Elimizdeki tarihî belgeler, Somuncu Baba’nın burada vefat ettiği ve gömüldüğüne dair güçlü veriler içeriyor; ancak biz yine de Aksaray’da değildir, demeyiz.” diyor. Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Mustafa Doğan da kabir açılıp orijinal mezar taşı bulunmadıkça ‘kesinlikle’ buradadır diyemeyeceklerini söylüyor. Görüldüğü üzere, elde yalnız ‘güçlü’ kanaatler var. Aksaray’da elimize tutuşturulan mavi kapaklı dosyaya ve bir çanta dolusu kitaba bakılırsa, yalnızca akademik kaynaklar değil, tabakat kitapları, İslam Ansiklopedisi ve hatta Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Somuncu Baba’nın Aksaray’da medfun olduğu görüşünü destekliyor. Çelebi, Aksaray’daki ziyaret yerleri bahsinde “Şeyh Hamit Veli (Somuncu Baba), Rum diyarı irfan ehlinin başıdır. Üstü açık bir kubbede medfundur.” diyor. Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu ise Hacı Bayram Veli üzerine hazırladığı kitapta, Ebu Hamid Hazretleri’nin Aksaray’da öldüğünü ve orada defnedildiğini kaydediyor: “Ebu Hamid Hazretleri, 20 Eylül 1412 tarihinde kendi tabiriyle ‘bu çilesi bol dünyadan’ ayrıldı. Mezarı halen Aksaray’da, sevenlerince ziyaret edilmektedir.”

Klasik kaynaklara gelince… İsmail E. Erünsal, “Yeni Bir Kaynağın Işığında Somuncu Baba” başlıklı makalesinde, “Mir’atü’l Işk” kitabından hareketle, Somuncu Baba’nın kabrinin Aksaray’da bulunduğunu söylüyor. Esere göre, 16. yüzyılın başlarında Melamiler, Somuncu Baba’nın Aksaray’da vefat edip orada defnedildiğine inanırmış.

İkinci Somuncu Baba Külliyesi

Kaynaklar bunu söylüyor; ama ‘Somuncu Baba’ deyince aklımıza neden hep Darende geliyor? ‘Baba’nın soyundan gelen Osman Hulusi Efendi’nin kurduğu vakfın göz kamaştırıcı çalışmalarının bunda etkisi olabilir mi? Somuncu Baba’nın dergâhını ve çilehanesini de içine alan bir külliyenin uzun zaman önce zarafetiyle şöhret bulmasının söz gelimi… Coğrafi güzelliklerin kıymetinin bilinmiş olmasının ve bu terkibin kulaktan kulağa yayılmasının: “Darende’de çok güzel bir külliye var!”

Aksaray’da da bir Somuncu Baba Külliyesi var artık. Açılışı, önümüzdeki günlerde yapılacak bu külliye de tıpkı Darende’de olduğu gibi Şeyh Hamid-i Veli’nin camisini, çilehanesini ve türbesini içine alacak şekilde planlanmış zarif yapılardan oluşuyor. Kültür Bakanlığı’nın da maddi destek verdiği külliyenin şehrin bütün karar mekanizmalarının işbirliğiyle yaptırılması ‘Somuncu Baba’ ruhuna uygun düşüyor. Ancak Aksaraylılar bir külliye kurmakta ve Somuncu Baba’nın Aksaray geçmişini anlatmakta geç kaldıklarını itiraf ediyorlar. Günü geldiğinde Başbakan eliyle kesilmesini arzu ettikleri kırmızı kurdelenin sembolik bir anlamı var neredeyse. Bu tören yalnızca külliyeyi değil, şehrin talihini de açacak sanki ve Somuncu Baba’nın Aksaray’daki varlığı zihinlerde yer etmiş olacak.

Somuncu Baba’nın kabri etrafındaki tartışmaları her iki tarafın da edeple ve nezaketle yürüttüğünü de söylemek gerek. Her ne kadar, kabri sahiplenme hususunda geri adım atmasalar da hem Darendeliler hem Aksaraylılar “Aslında önemli olan insana hizmet.” diyebiliyor. Tam da Somuncu Baba’nın yaptığı ve murat ettiği gibi… Burada gözden kaçmaması gereken bir nokta daha var. Kabirle ilgili bu ihtilaf da aslında Somuncu Baba’nın isteğine uygun görünüyor; çünkü onun sırrının ifşa olduğu yerlerden hep uzaklaştığı, kendisini neredeyse gizlediği biliniyor. Eski kaynaklardan Mir’at-ül Işk’ın müellifi Abdurrahman el-Askerî de Somuncu Baba’nın kendini gizleyişinden, sırrı aşikâr olmasın diye ‘büdela sıfat’ yürüyüşünden ve halkın bu yüzden ona ‘deli ekmekçi’ demesinden söz ediyor. Kabrin nerede bulunduğuna dair kesin ifadeler kullanmaktan kaçınan Prof. Ahmet Akgündüz de “Zaten onun Halvetî yahut Celvetî olması da bunu gerektirmektedir. Hayatı gibi mematı da bir derece gizli kalmıştır. Bu hikmet-i ilahiyedir.” diyor. Kaldı ki tasarrufunun devam ettiğine inanılan bir Allah dostunu bir şehre hapsetmek pek de makul görünmüyor. Somuncu Baba adının, 600 yıl sonra bile camili, şadırvanlı, kütüphaneli, fırınlı, aşevli, misafirhaneli külliyeler kurulmasına vesile olması gibi bir hoşluğun, kabir tartışmalarının gölgesinde kalması da öyle… En güzeli, “Somuncu Baba hepimizin babasıdır.” deyip bu tartışmaya son vermek…

KİM BURAYI ZİYARET ETSE, ÜZÜNTÜSÜ GİDER

Somuncu Baba’nın Aksaray’daki kabrinin üzeri tahta çubuklarla kapatılmış. Ziyaretçilerini asma yapraklarıyla gölgeleyen bu tahtalar şu günlerde üzüm salkımlarıyla bezenmiş durumda. Hazirede onun soyundan gelenler bulunuyor; ancak bu üstü açık türbe aslında ‘Dar’ül Ervah denilen geniş bir mezarlığın içinde yer alıyor. Evliya Çelebi bu kabristanla ilgili bakın neler diyor: “Bu şehirde yedi binden fazla büyük evliyanın yattığı söylenir. Dar’ül Ervah denilen bu yere nice defalar nur inmiştir. Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse, üzüntüsü gider.”

Kaynak:  AKSIYON DERGISI
ŞEYH HÂMİD-İ VELÎ (SOMUNCU BABA) (Doğumu 1349, Ölümü 1412)

Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu’da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerinden. “Somuncu Baba” lakabıyla tanınıp meşhûr oldu. 1349 (H.750) senesinde Kayseri’de doğdu. İsmi Hâmid, babasının ismi Şemseddîn Mûsâ’dır. İlk tahsîlini babasından aldı. Babasının vefâtından sonra Şam’a giderek, Hankâh-ı Bâyezîdiyye’de ilim öğrendi.

Kaynak: Aksaray Valiligi

Somuncu Baba Hakkinda wikipedia üzerinde detayli bilgi icin tiklayin!

Aksaray Belediyesi Tarafindan 2012 yılında tekrar restore edilen Türbe ve yanina yeni yapilan Somuncu Baba Camii Aksaray’a kazandırılmış bir güzel projedir.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir